SMART değerleri nasıl okunur ve hangi satır gerçekten önemlidir
SMART, elinizdeki sürücünün kendi ürün yazılımının kendisi hakkında tuttuğu sayaçların işletim sistemine aktarılmış hâlidir: siz bir test başlatmazsınız, disk de istek üzerine kendine not vermez. Windows'un yerleşik araçlarıyla bu sayaçların yalnızca bir bölümüne ulaşabilirsiniz ve ulaşabildiklerinizin içinde gerçekten sinyal taşıyan satır sayısı üçü geçmez: yeniden atanan sektörler, bekleyen sektörler ve düzeltilemeyen sektörler. Geri kalan satırların çoğu geçmişteki kullanımın kaydıdır, sağlığın ölçüsü değil; tek bir okuma da neredeyse hiçbir şey söylemez, çünkü anlam kazanan şey haftalar arayla alınmış iki okuma arasındaki farktır.

Bunu en son akşamüstü dizüstünün başına oturduğumda gördüm. Makine açılıştan yirmi dakika sonra bile avucumun altında ılık duruyordu, fan arka planda ince bir uğultuyla dönüyordu. Ekranda Ayarlar, Sistem, Depolama, Gelişmiş depolama ayarları, Diskler ve birimler sayfası açıktı; sürücünün adının yanında tek bir kelime yazıyordu: İyi.
Sen de yanımda oturuyorsun, omzumun üzerinden aynı kelimeye bakıyorsun ve ikimiz de aynı anda rahatlıyoruz. İşte tam o anda durmak gerekiyor.
Sonra Windows tuşuna basıp powershell yazıyorum. Siyah pencere açılıyor, imleç yanıp sönüyor, şunu yazıyorum:
Get-PhysicalDisk | Select-Object FriendlyName, MediaType, HealthStatus
Dönen cevap tanıdık: Healthy. İki ayrı ekran, iki yeşil kelime. İnsanın içi bir kez daha rahatlıyor. Ama bu iki bağımsız tanık değil. Ayarlar sayfası, PowerShell'in sağlık alanı ve sağ altta beliren o bildirim, hepsi sürücünün ürün yazılımındaki aynı tahmin bayrağını okuyor. Aynı kişiyi iki kez tanık göstermek gibi: sayı ikiden fazla görünüyor, gerçekte bir.
Panele gerçekten bakmak istersen üçüncü komut gerekiyor:
Get-PhysicalDisk | Get-StorageReliabilityCounter | Format-List
Burada artık kelime değil sayı var: sıcaklık, çalışma saati, başlatma ve durdurma sayısı, okuma ve yazma hatası toplamları. İlk gerçek sınır da burada çıkıyor karşımıza: birçok sürücü bu alanların yarısını boş ya da sıfır döndürüyor. Boş alan "sorun yok" demek değil, "bu sürücü bu alanı bildirmiyor" demek.
Gerçekten sinyal taşıyan üç satır
Bu satırların ham hâli SATA disklerde Windows'un WMI katmanında durur, ama oradan gelen şey çözümlenmemiş bir bayt dizisidir. Etiketleri okumadan o panele bakmak mümkün değil. NVMe disklerde ise 5, 197, 198 diye bir şey yoktur; onlar kullanım yüzdesi ve kullanılabilir yedek alan gibi başlıklar bildirir, Windows da bunların bir kısmını aynı komutun Wear alanında döndürür.
Mekanik bir diski değerlendirirken kullanılan üç satır şudur.
5 numaralı satır, yeniden atanan sektör sayısıdır. Disk bir sektörü okumakta zorlandı, sonunda onu yedek alana taşıdı. Buradaki kritik nokta, sayının geri düşmemesi. Sektör bir kez yeniden atandıysa o değer ömür boyu orada kalır. Yani bu satır bugünü değil, silinmeyen bir geçmişi anlatır. Fabrikadan birkaç yeniden atanmış sektörle gelmiş bir disk de olabilir; yeni bir diskte sıfırdan farklı küçük bir değer görmek tek başına felaket değil. Felaket olan, o sayının iki okuma arasında artması.
197 numaralı satır, bekleyen sektör sayısıdır. Disk bir sektörü okuyamadı ama henüz yedek alana taşımadı; not aldı, bekletiyor. Bunun 5'ten farkı geri düşebilmesi: bir sonraki yazma denemesinde o sektör başarıyla yazılırsa bekleyen listesinden çıkar. Yani 197 tek başına yükselmişse panik değil, takip. Ama 197 ile 5 birlikte yükseliyorsa, okunamayan sektörler kalıcı hâle dönüşüyor demektir.
198 numaralı satır, düzeltilemeyen sektör sayısıdır ve üçü içinde affı en az olandır. Burada disk okumayı denedi, düzeltmeyi denedi, başaramadı. Sıfırdan yükselen bir 198, panelde gerçekten yanan ilk lambadır.
Bu üç satırın ürün yazılımındaki karşılığı normalleştirilmiş bir değer ve bir eşiktir. Üretici o satıra "şu değerin altına inersen bana haber ver" der. Windows'un sana gösterdiği tek kelime, yani İyi, Uyarı, Kritik, tam olarak bu eşiğin geçilip geçilmediğinin özetidir. Ayarlar sayfası panelin kendisi değil, paneldeki kırmızı lambanın duvara vuran yansıması: detay yok, ama alarm gerçek. Bu yüzden o kelime değiştiğinde, bu üç satırdan birinin eşiğe dayandığını bilirsin.
Alarm gibi duran, karar vermeyen satırlar
Panelde en kolay gördüğün satırlar genelde en çok korkutanlar: çalışma saati, başlatma ve durdurma sayısı, sıcaklık. Oysa hiçbiri tek başına bir hüküm değil.
Çalışma saati ve başlatma/durdurma sayısı, diskin nasıl kullanıldığını anlatır, ne durumda olduğunu değil. Kırk bin saat çalışmış bir disk ölmek üzere değildir; üç bin saatlik bir disk de sağlam değildir. Sürekli uykuya giren bir dizüstünde başlatma/durdurma sayısı hızla büyür, çünkü kafa her uykuda park eder. Bu bir yıpranma göstergesi olabilir, ama tek başına okunduğunda sadece "bu disk çok uyudu" der.
Sıcaklık biraz farklı: gerçek bir sinyal, ama sınırı evrensel değil. Kabul edilebilir aralık sürücünün kendi üreticisinin belgesinde yazar; dizüstüyle masaüstü kasası, harici kutunun içiyle anakartın üstü aynı şey değil. Bakılacak şey tek bir derece değil, boştayken ve yük altındayken ölçülen iki değerin arasındaki mesafe ve o mesafenin mevsimle birlikte değişip değişmediği.
Aktarım hatası sayan satırlar da var; onlar genelde kabloyu ya da bağlantı noktasını işaret eder, plakadaki bozulmayı değil. Yüksek göründüklerinde insanı korkuturlar ama çoğu zaman sürücünün değil, sürücüye giden yolun hikâyesidir.
Asıl bilgi iki okuma arasındaki farkta
Bütün bu satırların tek bir okumada anlam kazanmamasının nedeni basit: SMART bir seviye ölçer değil, bir eğilim kaydeder. Bir sayının bugün ne olduğu değil, üç hafta sonra ne olduğu önemli.
Benim kullandığım yöntem bir defter sayfası kadar basit. Sayfanın soluna tarihi yazıyorum. Yanına, o gün ulaşabildiğim sayıları: sıcaklığı boştayken ve yük altındayken, Get-StorageReliabilityCounter'ın döndürdüğü ne varsa, PowerShell'in sağlık kelimesini ve Ayarlar sayfasındaki kelimeyi. Sonra sayfayı kapatıyorum ve normal kullanıma dönüyorum. Üç dört hafta sonra aynı komutları çalıştırıp ikinci satırı yazıyorum.
Kağıt şart değil, bir metin dosyası da olur. Şart olan, tarihin sayının yanında durması. Çünkü üç hafta sonra hangi değeri ne zaman aldığını hatırlamayacaksın; hatırladığını sansan bile yanılacaksın.
İki okumayı yan yana koyduğunda tablo kendi kendini okumaya başlıyor. İki okumada da değerler aynıysa ve 198 sıfırsa, kâğıt sessiz demektir; yapılacak şey aynı aralıkla okumaya devam etmek. 197 oynuyor ama 5 sabit duruyorsa, okuma zorlanıyor ama kalıcı bir kayıp birikmiyor olabilir; izlemeye devam. 5 artmışsa, artık geçmişe yazılmış bir kayıp var. 198 sıfırdan yükseldiyse, sıra artık yorum yapmakta değil. Ayarlar sayfasındaki kelime "İyi"den başka bir şeye döndüyse de aynı yerdeyiz.
SMART'ın hiç söylemediği şey
SMART dosya sisteminden hiç bahsetmez. İkisi ayrı katmanlardır ve birbirlerinin yerine geçmezler.
Birim ham hâle düşmüş, klasörler açılmıyor, chkdsk düzeltilecek bir şeyler buluyor olabilir; buna rağmen sayaçlar tertemiz görünebilir. Tersi de olur: sayaçlar bir soruna işaret ederken dosya sistemin gayet düzgün çalışır ve sen hiçbir şey hissetmezsin. Disk Yönetimi'nde birimin yanında yazan "Sağlıklı" kelimesi de bu yüzden yanıltıcıdır; o kelime birimin durumunu anlatır, diskin değil.
Bu ayrımı aklında tutmak, "diskim sağlam ama dosyalarım açılmıyor" ile "dosyalarım açılıyor ama disk uyarı veriyor" durumlarını birbirine karıştırmamanı sağlar.
Ne zaman durup kopyalamaya geçilir
Ürün yazılımı eşiği geçtiğinde, yani Windows kelimeyi "Uyarı" ya da "Kritik" yaptığında, ya da 198 sıfırdan yükseldiğinde, ya da Olay Görüntüleyicisi'nin Sistem günlüğünde kaynağı disk olan bozuk blok uyarıları art arda düşmeye başladığında tartışma bitiyor. Sıra yorumda değil, kopyalamada.
O anda yapılacak şey, diski yoran işleri öne almamak. Önce önemli veriyi başka bir ortama kopyala, kopyalama bitene kadar tam tarama, yeniden düzenleme, üstüne yazma gibi işlere girişme. Sıralamayı tersine çevirmek, yani önce diski onarmaya çalışıp veriyi sonraya bırakmak, elindeki tek kopyayı en çok zorlandığı anda zorlamak demek.
Bir de işin kabul etmemiz gereken tarafı var: SMART sessiz kaldığında bu bir garanti değil. Elektronik kart bir gün hiçbir uyarı vermeden gidebilir, hiçbir sayaç bunu önceden yazmaz. Yani panel her şeyi söylemez. Söylediği zaman ciddiye alınmayı hak eder, susarken de tek başına güvence sayılmaz.
O akşam o tek kelimeye baktığımızda ikimiz de rahatlamıştık. Doğru refleks rahatlamak değildi; defteri açıp tarihi ve sayıları yazmaktı.