Yedek listesinde görünmeyen veriler sıfırlamayla birlikte gider
Yedekleme ekranındaki liste eksiktir; sıfırlamadan önce cihazda kalan ve hiçbir yedeğe girmeyen şeyleri elle listelemek gerekir. Çünkü asıl soru "verim yedekli mi" değil, "sıfırlamadan sonra hangi hesabı kendim yeniden kuracağım" sorusudur. Doğrulayıcı uygulamadaki kodlar, yalnızca bir kez gösterilen kurtarma kodları, cihaza ya da SMS ile doğrulanan numaraya bağlanmış banka ve e-Devlet oturumları, SIM'e veya telefon hafızasına kaydedilmiş kişiler, ekran kilidi ile parmak izi kaydı ve İndirilenler'de biriken dosyalar bu listenin başındadır. Bu yüzden sıfırlama düğmesine dokunmadan önce yapılacak iş, telefonun kendi menülerine tek tek bakıp hangi verinin Google hesabında, hangisinin sadece o cihazda durduğunu işaretlemektir.
Telefonu mutfak masasına koydum, yanına şarjda duran eski cihazı ve bir kâğıt aldım. Ekran hâlâ Ayarlar > Google > Yedekleme sayfasında duruyor; "Yedekleme tamamlandı" yazıyor, altında bir tarih var. O tarihe bakıp rahatlamıyorum, çünkü o satırın neyi saymadığını biliyorum. Kâğıda iki sütun çizdim: sola hesapları, sağa telefonun içinde kalanları. Bu iki sütunu doldurmak yarım saatimi alıyor, sıfırlama ise on dakika sürüyor. İşin gerçeği bu: asıl mesai sıfırlamadan önceki yarım saatte.
Yedekleme tamamlandı yazısı neyi saymıyor
Drive'ı açıp Yedekler bölümüne geldiğinizde bir cihaz yedeği görürsünüz. İçinde uygulama verileri, Wi-Fi şifreleri, cihaz ayarları, arama geçmişi gibi şeyler vardır. Bu, telefonu eski hâline yakın bir yerden başlatır. Yakın. Aynısı değil.
Yedeğin dışında kalan şeylerin ortak bir özelliği var: hiçbiri "veri" gibi görünmüyor. Bir kod, bir oturum, bir kayıt, bir dosya. Hepsi ayrı ayrı yerde duruyor ve hiçbiri o listede kendini göstermiyor. O yüzden zihnimi tek bir soruya alıştırdım: sıfırlamadan sonra hangi ekranı yeniden göreceğim?
Kodlar telefonun içinde doğuyor
Doğrulayıcı uygulamalar, o altı haneli kodları bir sunucudan almaz; cihazın içinde saklanan bir anahtardan üretir. Yani o anahtar telefonun içindeyse, sıfırlama o anahtarı da götürür. Bazı uygulamalarda dışa aktarma ya da buluta senkronize etme seçeneği vardır, bazılarında yoktur. Yoksa geriye tek yol kalır: her servise tek tek gidip hesabı yeniden tanıtmak. On tane servis kullanıyorsanız, sıfırlamadan sonraki gün on tane ekranı baştan göreceksiniz demektir. Bu, "yedek alınmış" bir telefonun ilk gününde kimsenin planlamadığı bir mesai.
Ben o yüzden listeyi sıfırlamadan önce dolduruyorum: hangi serviste doğrulayıcı açık, hangisinde dışa aktarma var, hangisi sadece SMS ile doğruluyor. Sıfırlamadan sonra bu listeye bakmak, tek tek uygulama açıp "acaba burada ne vardı" demekten çok daha hızlı.
Bir kez gösterilen kodlar
İki adımlı doğrulamayı açtığınız gün ekranda bir dizi kurtarma kodu çıkar. Sonra bir daha çıkmaz. Çoğu kişi o ekranın fotoğrafını çeker ve galeriye bırakır. Galeri, sıfırlanan telefonla birlikte gider. Yani kod kâğıt üzerinde var olmuş olur, sadece sizin elinizde değildir. Kopyayı cihazın dışına çıkarmadıysanız, o kodlar sizin için hiç var olmamış gibi davranır.
Bunu bir güvenlik dersi olarak söylemiyorum; sadece yedeğin kapsamadığı bir şeyin fotoğrafının da yedeğe girmediğini hatırlatıyorum. Ekranda bir kez görünen her şey, aynı zamanda bir kez kaybedilmeye en yakın şeydir.
Cihaza bağlanmış oturumlar
Banka uygulamaları ve e-Devlet gibi yapılar, oturumu cihaza ya da doğrulanmış numaraya bağlar. Telefon sıfırlandığında o bağ da kopar. Sabah uygulamayı açtığınızda sizi aynı ekran beklemez: yeniden SMS doğrulaması istenir, bazı durumlarda şubeye ya da PTT'ye gitmeniz gerekir. Bunların hiçbiri veri kaybı değil, ama hepsi zaman kaybı ve hepsi sıfırlamadan sonraki ilk güne düşer.
Bu yüzden kâğıdın sol sütununa, yanına "SMS" ya da "şube" diye not düşüyorum. Amaç o günü planlamak: sıfırlamayı cuma akşamı yapmakla pazartesi sabahı yapmak arasında, hafta sonu bankaya gidemeyeceğiniz gerçeği kadar basit bir fark var.
Kişilerin durduğu yer bir ayar meselesi
Kişiler uygulamasını açıp yeni bir kişi kaydettiğinizde, o kaydın hangi hesaba gittiğini çoğu zaman sormaz bile. Varsayılan neresiyse oraya yazar. Telefon hafızasına ya da SIM'e yazıyorsa, o kişi Google hesabınızda görünmez ve cihaz yedeğine de girmez. SIM'in kendi kapasitesi de sandığınızdan çok daha küçüktür; birkaç yüz kayıttan sonra dolar ve sessizce taşmaya başlar.
Kontrolü şöyle yapıyorum: Kişiler uygulamasında hesaplara göre görünümü açıp telefon ve SIM altındaki kayıt sayısına bakıyorum. Sıfır değilse, taşımadan önce bir kopya daha alıyorum; çünkü bir ayarı değiştirmeden önce geri dönüş yolunu bilmek istiyorum. Taşıma işlemi bittikten sonra da doğrulamasını yapıyorum: kişileri tarayıcıdan Google Kişiler'e açıp aynı isimleri orada görüyorsam iş tamamdır. Telefonda görünmesi yetmez, telefonda zaten görünüyordu.
Ekran kilidi hiçbir yedeğe girmez
Ekran kilidi, parmak izi kayıtları, yüz tanıma verisi: bunlar yedeğe girmez, çünkü girseydi yedeğin kendisi bir anahtar olurdu. Sıfırlamadan sonra telefon sizi tanımaz; yeni bir kilit kurarsınız. Buraya kadar beklenen bir şey.
Asıl sürpriz, kilide bağlı çalışan uygulamalarda çıkar. Parmak iziyle giriş yaptığınız uygulamalar, cihazın kilidi yeniden kurulduğu için o güveni sıfırlar ve sizden yeniden şifre ister. Yani telefonu açtığınız ilk yarım saatte, aklınızda tuttuğunuzu sandığınız şifreleri hatırlamaya çalışarak geçireceğiniz bir tur olur. Bunu bir not olarak değil, bir süre olarak planlıyorum.
Klasörler: İndirilenler, taramalar, ses kayıtları
Otomatik yedek, fotoğraf ve video klasörlerini kapsar; hatta onu bile yalnızca Google Fotoğraflar'da yedekleme açıksa ve o klasör seçiliyse. Ama Dosyalar > İndirilenler klasörü kimsenin otomatik yedeğinde değildir. Oraya ne düşer? Tarayıcıdan indirdiğiniz bir PDF, iş yerinden gelen bir belge, WhatsApp'tan kaydettiğiniz bir dosya, tarayıcı uygulamasıyla tarayıp kaydettiğiniz bir evrak, ses kayıt cihazının oluşturduğu dosyalar.
Bunların ortak noktası, tek bir kopya olarak var olmaları. Sıfırlama o kopyayı siler; ikinci kopya yoksa dosya yoktur.
Ben bu klasörü sıfırlamadan önce tek tek açıp boyutuna bakıyorum. Büyük çoğunluğu çöp oluyor; kalan birkaç dosyayı Drive'a atıyorum. Ama burada bir tuzak var: telefona atmak yetmiyor. Drive'ı başka bir cihazdan açıp dosyayı orada görmüyorum sürece işi bitmiş saymıyorum. Kopyalarken bir dosyanın yarısı gitmişse bunu ancak karşı taraftan bakınca anlıyorsunuz.
Ses kayıtları ayrı bir başlık. Klasör adı cihazdan cihaza değişir, çoğu zaman uygulamanın kendi içinde saklanır ve dosya yöneticisinde görünmez. Kayıt uygulamasını açıp listeyi gözle geçmek, klasör aramaktan daha hızlı oluyor.
Sıfırlamadan önceki son yarım saat
Masada otururken sırayı şöyle kuruyorum:
- İndirilenler, taramalar ve ses kayıtlarını gözden geçirip gerekenleri cihaz dışına çıkar. Ardından hedefe gerçekten ulaştığını başka bir cihazdan doğrula.
- Kişilerde telefon ve SIM altındaki kayıtları Google hesabına taşı, taşımadan önce kopya al.
- Doğrulayıcı uygulamada hangi servislerin tanımlı olduğunu listele, dışa aktarma varsa kullan.
- Kurtarma kodlarının kâğıt üzerinde bir kopyası var mı, bak.
- Hangi uygulamaların yeni SMS doğrulaması ya da şube adımı isteyeceğini not et.
- Son olarak yedeğin tarihine bak ve yenile.
Bu listenin hiçbir adımı "veri kurtarma" değil. Hepsi, sıfırlamadan önce yapılabilecek aktarma işleri. Fark da burada: sonradan kurtarılan şey azdır, önceden taşınan şey çoktur.
Sıfırlamayı yaptıktan sonraki hafta, asıl faturayı keser. Bir servise girersiniz, sizden kod ister, kod uygulamada yoktur. Bir uygulamayı açarsınız, cihazı tanımadığını söyler. Bir dosyayı ararsınız, sadece telefondaki kopyası vardı. O an listeye bakıp "bu vardı" demek, hatırlamaya çalışmaktan çok daha sakin bir duygu. Ben o yüzden sıfırlamayı bir temizlik işlemi gibi değil, bir hesap kuran insanın işi gibi düşünüyorum: telefon on dakikada sıfırlanır, kurduğunuz dünya ise sizin elinizle yeniden kurulur.