Depolama ekranındaki kategorilerden hangisine önce bakmalı
Depolama ekranında ilk açılacak kategori, en büyük rakamı taşıyan değil, büyüklüğünü açıklayamadığın kategoridir. O listedeki sayıların bir kısmı senin koyduğun ve yedeklemen gereken içeriği sayar, bir kısmı da sistemin silinse bile yeniden üretebileceği veriyi. İlk bakılacak yer tam olarak bu ikisini ayıran sınırdır. Windows 11'de çoğu cihazda bu sınır “Diğer” ile kişisel klasörlerin satırlarına denk gelir; Windows 10'da ise sayfa hiçbir öneri sunmadığı için o sınırı kendin kurmak zorundasın. Geçici dosyalar ile uygulamalar bu sıralamanın arkasında kalır, çünkü ikisinin de ne olduğu aşağı yukarı bellidir; insanı şaşırtan rakam neredeyse hiç orada olmaz.
Şimdi ekranı birlikte açalım.
Ayarlar > Sistem > Depolama. Karşına önce bir çubuk çıkıyor, altında da başlıklar: Uygulamalar ve özellikler, Diğer, Belgeler, Resimler, Video, Müzik, Geçici dosyalar. Seninkinde sıra değişebilir, bazı makinelerde Haritalar ya da Posta gibi satırlar da görünür, ama liste aşağı yukarı aynı yerden besleniyor: bilinen klasörler ve sistem konumları.
Windows 11 bu sayfayı bir gösterge panosu gibi kurmuş. Kategorilerin altına bir de Öneriler bloğu koyuyor: genellikle Geçici dosyalar, Büyük veya yinelenen dosyalar, İndirilenler ve bazen bulut tarafıyla ilgili satırlar, yanı başında bir temizleme düğmesi. Yani sayfanın bir fikri var ve o fikir seni önce geçici dosyalara bakmaya çağırıyor; çünkü orası tek tıkla küçülen yer.
Windows 10'un aynı sayfası hiçbir şey önermiyor. Çubuk, kategoriler ve iki bağlantı: Depolama Alanı ile Disk Temizleme. Orada sayfanın bir gündemi yok, kararı sen kuruyorsun. İki sürüm arasındaki asıl fark da bu: biri sana ne yapacağını söylüyor, diğeri yalnızca gösteriyor. Aynı soruyu iki farklı yoldan cevaplıyorsun ve o yollardan biri seni kendi gündemine çekmeye çalışıyor.
Rakamı karara çeviren üç soru
Ben bir kategoriye bakarken rakamı okumuyorum; rakama üç soru soruyorum. Bunu bir alışkanlık olarak anlatıyorum, çünkü hangi satıra önce tıklayacağını belirleyen şey gerçekten bu.
Birincisi: bunu ben mi koydum? İkincisi: sistem bunu yeniden oluşturabilir mi? Üçüncüsü: açtığımda içindekini tanıyor muyum?
Bu üç sorunun cevabı, rakamın kendisinden daha çok işe yarıyor. “Bunu ben koydum, sistem yeniden oluşturamaz” dediğin şey bir yedekleme meselesidir; silme meselesi değil. Bir dosyanın kopyası başka bir yerde yoksa, o kategorinin büyük olması bir arıza değil, sadece henüz yedeklenmemiş bir gerçek. “Sistem yeniden oluşturur” dediğin şey ise boyutu ne olursa olsun bekleyebilir; oradaki sayı bir bilgidir, sana verilmiş bir görev değil.
Üçüncü soru benim en çok kullandığım soru. Tanımadığım bir rakam gördüğümde kategoriyi açarım. Windows 11'de kategori satırına tıklamak seni bir alt sayfaya götürür: uygulamaları tek tek listeler, klasörleri gösterir. Hiçbir şey silinmez, sadece bakarsın. Alışkanlığım şu: tanımadığım bir şey hakkında karar vermeden önce en az bir kez o listeyi görmüş olacağım. Silmeyeceğim şeyi tanımak zorunda değilim, ama tanımadığım bir şeyin geri dönüşü yok.
“Diğer” satırı bu yüzden listede ayrı bir yerde duruyor. Windows, bilinen klasörlerin dışında kalan ne varsa oraya atar; masaüstüne sürükleyip bıraktığın bir klasör de oraya düşebilir, bir programın kendi verisi de. Rakamı en zor açıklanan kategori odur ve benim ilk açtığım yer de genellikle orası oluyor. Çünkü “Diğer” büyükse, bunun sebebi hakkında hiçbir fikrim yok demektir.
“Uygulamalar ve özellikler” ise farklı bir hikâye. O rakam, kurduğun masaüstü programlarıyla Store'dan gelen uygulamaları birlikte toplar; yani tek bir sayı iki farklı şeyi anlatır. Kategoriyi açtığında hangi programın ne kadar yer tuttuğunu ayrı ayrı görürsün. Ben oraya “yer nerede” sorusuna cevap ararken değil, “bu rakam mantıklı mı” diye kontrol ederken bakıyorum.
Geçici dosyaların rakamı neden olduğundan büyük görünür
Geçici dosyalar kategorisi tek bir şey değil, bir toplam. İçinde güncelleme artıkları var, küçük resim önbelleği var, geri dönüşüm kutusunun içindekiler var, tarayıcı tarafından bırakılmış parçalar var. Birbiriyle alakasız birkaç şey aynı satırda toplandığı için rakam beklentinin üstünde çıkar ve bu yüzden tek başına fazla bir şey anlatmaz.
Buraya ilk sırada bakmamamın sebebi “önemsiz” olması değil, toplam olması. Toplam bir rakam hangi kararı vereceğini söylemez. Satırı açtığında işaretlenebilir başlıklar görürsün ve her başlık ayrı bir hikâyedir; sayfa hepsini birden önerir, senin tek bir şeyi merak etmen yeterlidir.
Windows 10'da bu kararın yolu daha uzun. Aynı sayfa seni Depolama Alanı'na yolluyor; orası eşiğe göre çalışan, kendi kendine karar veren bir mekanizma. Yanındaki Disk Temizleme ise tek seferlik bir liste. İkisinin ortak özelliği, seni bir kategori listesinin karşısına oturtmaması: Windows 11'de bir tıkla gördüğün ayrımı, Windows 10'da iki ayrı araç arasında geziyorsun. Aynı cihaz değilse aynı cevap da olmuyor.
Kategoriyi boşaltmadan değiştirebileceğin tek ayar
Bu sayfada benim gerçekten değiştirdiğim tek şey, depolama ekranının derinliklerindeki yönlendirme ayarı. Windows 11'de Gelişmiş depolama ayarları altında, Windows 10'da ise doğrudan depolama sayfasındaki “yeni içeriğin kaydedileceği yeri değiştir” bağlantısı altında durur. Adı sürüme göre değişir, mantığı aynıdır.
Önemli olan şu: bu ayar genel değil, içerik türü başına çalışır. Yeni uygulamalar, yeni belgeler, yeni müzik, yeni fotoğraflar ve videolar ayrı ayrı yönlendirilir. Yani videoları başka bir diske gönderip belgeleri olduğu yerde bırakabilirsin. Ve bu ayar yalnızca yeni gelen içeriği etkiler; hâlihazırda duran dosyalar yerinden kımıldamaz.
Geri dönüş yolu da aynı listede: her satırın yanındaki açılır menüde varsayılan disk duruyor, seçimi ona çevirdiğin an eski hâline döner. Ben bir ayarı değiştirdiğimde yanına küçük bir not düşerim: hangi satırı neye çevirdim. Çünkü bu ekranda yapılan tek gerçek değişiklik bu ve unutulduğunda “neden yeni dosyalarım artık D diskine gidiyor” sorusu haftalar sonra geliyor.
Geri kalan her şey okuma. Kategoriyi açmak, listeyi görmek, rakamı bir soruyla karşılaştırmak. Depolama ekranı sana bir liste veriyor, sıralamayı ise sen kuruyorsun. Hangi kategoriye önce bakacağın, rakamın büyüklüğüne değil, o rakamın geri dönüşü olup olmadığına bağlı. En büyük sayı genellikle en acil sorun değil; sadece hakkında en az şey bildiğin sayı oluyor.