Teknisyenin baktığı pil ve depolama ekranlarına sen de bakabilirsin

Elinde yeni bir ikinci el telefon varsa, cihazın gerçek durumunu anlamak için kapağını açmak ya da herhangi bir uygulama kurmak gerekmez: telefonun kendi pil, depolama ve yazılım güncellemesi ekranları, ilk gün sakince okunabilecek kadar açık konuşur. Bu üç ekran cihazın "iyi" mi "kötü" mü olduğunu söylemez; ne olduğunu söyler. Karar vermek için ihtiyaç duyulan şey de tam olarak budur.

Teknisyenin baktığı pil ve depolama ekranlarına sen de bakabilirsin

Kurulumu yeni bitmiş telefonu masaya koyuyorum. Ekranın parlaklığı hâlâ yarıda, bildirim çubuğu bomboş, arka planda dönen tek şey sistemin kendisi. İlk işim Ayarlar'ı açıp listeyi gözle taramak oluyor. Benim için o listede dört satır var: Pil, Depolama, Telefon hakkında ve Güvenlik. Bu dördü, bugünkü tur için fazlasıyla yeterli.

Aynı turu her yeni cihazda aynı sırayla yapıyorum, çünkü sıra işin yarısı: önce tüketim, sonra yer, sonra sürüm. Ters sırayla gidersem gördüğüm sayıları birbirine bağlayamıyorum; ekranda tek tek doğru olan ama bütünü anlamsız bir yığın kalıyor.

Bu turda hiçbir ayarı değiştirmiyorum. Dokunduğum her şey bir okuma ekranı, o yüzden geri alınacak bir şey de yok. Sadece bakıyorum ve gördüğümü bir kenara yazıyorum.

Pil ekranı: yüzdenin nereye gittiği

Pil satırına dokunduğumda karşıma üç katman çıkıyor. En üstte büyük yüzde, altında son 24 saatin grafiği, onun altında da uygulama uygulama dökülen bir tüketim listesi. Liste, hangi uygulamanın ne kadar yediğini isimleriyle yazıyor. Markaya göre bu ekran "Pil kullanımı" ya da "Pil ve performans" adıyla, bazen de Cihaz bakımı başlığının altında duruyor.

Yeni kurulmuş bir telefonda bu listenin neredeyse boş olması beni hiç şaşırtmıyor. Geçmişi olmayan bir cihazın tüketim geçmişi de olmaz. O yüzden ilk gün buradan bir teşhis değil, bir başlangıç çizgisi çıkarıyorum: şu an pil yüzde kaç, grafik ne kadar dik, arka planda ne var.

Şarj davranışını okumak için ayrı bir araca ihtiyaç yok; aynı ekran yeter. Telefonu şarja takıp yüzdenin nasıl tırmandığına bakıyorum. On dakikada birkaç puan atlayan bir seyir ile yarım saatte iki puan oynayan bir seyir, aynı şeyi anlatmıyor. Sonra gün içinde grafiğin eğimine dönüyorum: düz giden, sonra bir anda düşen bir çizgi ile baştan sona istikrarlı inen bir çizgi farklı hikâyeler. Bu okumanın kaba olduğunu biliyorum; parlaklık, mobil veri, arka planda açık kalan uygulamalar hepsi eğimi kaydırır. Ama kaba bir okuma, hiç okumamaktan iyidir.

Bazı markalarda aynı menünün içinde pil sağlığı ya da tasarım kapasitesi diye bir satır bulunur; iki sayıyı yan yana koyar. Bazı markalarda bu satır hiç yoktur. Olmaması bir arıza işareti değil, sadece o üreticinin menüyü öyle kurmamış olmasıdır. Orada yazan düşük bir değer de tek başına bir karar sebebi değil; bir okuma, bir uyarı, o kadar. Doğrulanmış bir pil arızası ayarlardan çözülen bir şey değil, servis seviyesinde bir konu. Ben o satırı gördüğümde not alıyorum ve geçiyorum.

Depolama: dolu telefon mu, yavaş telefon mu

Depolama ekranı, karıştırılan iki şeyi ayırmanın en hızlı yolu: telefon gerçekten mi dolu, yoksa sadece mi yavaş?

Ayarlar > Depolama'ya girdiğimde çubuk birkaç parçaya bölünüyor: uygulamalar, resimler, video, ses ve sistem. Buradaki ayrım net. Galeri ve video çubuğun büyük kısmını yiyorsa cihaz doludur; yavaşlık büyük olasılıkla doluluk kaynaklıdır ve bu, kullanıcı verisinin bir sonucudur, cihazın kusuru değil. Ama çubuk yarıdaysa ve telefon yine de takılıyorsa, sorun yer değil. O zaman yavaşlığı başka bir yerde aramam gerektiğini bilirim.

Sıfırlanmış bir cihazda bu ekranın tuhaf göründüğünü de eklemem lazım: depolamanın neredeyse tamamı sistem ve uygulamalar arasında paylaşılmış, kullanıcı verisi diye bir şey yok. Bu, "içinde bir şey saklanıyor" işareti değil, fabrika ayarlarına dönmüş bir telefonun beklenen hâlidir.

Güncelleme ekranı ve yama tarihi

Ayarlar > Telefon hakkında altında Android sürümünü, Ayarlar > Yazılım güncellemesi tarafında ise son güvenlik yamasının tarihini görüyorum. Ekranda benim için iki ayrı bilgi var: sürüm numarası ve yama tarihi. İkisi aynı şeyi söylemiyor.

Üretimi durmuş bir modelde yama tarihinin bir iki yıl geride kalması normaldir. Bu tek başına bir kusur değil, cihazın ömrünün neresinde olduğunu gösteren bir not. Yeni çıkmış bir cihazda yama tarihi hâlâ çok eskiyse, o zaman cihazın güncelleme almadığını anlarım; bu da bir arıza değil, bir tercih ve ömür meselesi.

Buradaki "güncellemeyi denetle" düğmesine basmak zararsız; sadece soruyor. Ama indirip kurmak başka bir karar, çünkü geri dönüşü yok. Ben ilk gün okumakla yetiniyorum, kurmayı sonraya bırakıyorum. Yeni bir cihazın ilk gününde, değiştirdiğim değişken sayısını düşük tutmak istiyorum.

Boş görünen bir telefon kanıt değil

Bu ekranları ilk kez açan kişilerin en sık yaptığı okuma hatası şu: boş bir pil listesini, neredeyse tamamen "sistem" görünen bir depolama çubuğunu ve bomboş bir son kullanım geçmişini bir arada görüp "burada bir tuhaflık var" sonucuna varmak. Oysa sıfırlanmış her telefon tam olarak böyle görünür. Veri yoksa okunacak geçmiş de yoktur.

İlk gün okumasının değeri bu yüzden başka bir yerde: bir temel çizgi çizmekte. Bugün yüzde şu hızda düşüyor, doluluk şu kadar, yama tarihi şu. Bir hafta sonra aynı ekranlara döndüğümde karşılaştıracağım şey bu çizgi olacak. Cihazı tanımak, cihazı suçlamaktan önce gelir.

Ekran ve dokunmatik: sınırın nerede olduğu

Bazı üreticiler Ayarlar'ın içine kendi tanılama menülerini koyar; oralardan ekranda ölü piksel, dokunmatikte tutarsızlık gibi şeyler denenebilir. Menü varsa bakarım, yoksa zorlamam. Burada durmam gereken yeri de biliyorum: ayarların söyleyebileceği şey "bu davranış normal görünüyor" cümlesidir. Doğrulanmış bir donanım arızası, menülerden çözülen bir mesele değil; orası servis seviyesinde bir konu ve ben o noktada kalemimi bırakıyorum.

Bu üç ekrandan elde kalan

Turun sonunda masada hâlâ aynı telefon var, açılmamış, kurcalanmamış, hiçbir ayarı değişmemiş. Bende ise üç satırlık bir not var: pilin bugünkü davranışı, depolamanın gerçek dağılımı, yazılımın hangi tarihte durduğu. Bu not, telefonu anlatmıyor; o günkü hâlini anlatıyor. Fark önemli, çünkü ikinci el bir cihazda kesin bilgi diye bir şey yok, karşılaştırma var.

Aynı ekranları sen de açtığında göreceğin şey büyük olasılıkla şaşırtıcı derecede sakin olacak. Pil listesi boş, depolama çubuğu sistem ağırlıklı, yama tarihi eski. Bunların hiçbiri tek başına kötü haber değil. Kötü haber, ancak bir hafta sonra aynı yerlere dönüp ilk günkü çizgiyle karşılaştırma yaptığında ortaya çıkar. O yüzden ilk gün acele etmeye gerek yok; sadece bak, not al, geç.

Kapağı Açmayanlar

Yazar hakkında

Kapağı Açmayanlar

Kapağı Açmayanlar, Bayrak Kontrol'ün arkasındaki topluluk. Cihazının kasasını hiç açmamış, sorunlarını yalnızca ekrandaki araçlarla çözmüş kişilerin ortak imzası. Görev yöneticisini, depolama ekranını ve ayarlar menüsünü kurcalayarak hangi müdahalenin neyi değiştirdiğini kendi cihazlarında görmüşler; bir ayarı değiştirmeden önce geri nasıl alınacağını öğrenmeyi alışkanlık edinmişler.

Bizi tanıyın