Yedekten gelmeyen, elle yeniden kurulması gereken veriler hangileri?

Yedekten geri gelmeyen veriler üç grupta toplanıyor: cihaza bağlanmış uygulama kayıtları (banka, ödeme, operatör uygulamaları gibi), tek kullanımlık kod üreten uygulamaların içindeki hesap listesi ve uygulamanın kendi içinde kalan oturum ile yerel veriler. Bunların büyük kısmı Google yedeklemesinin kapsamı dışında kalıyor; çünkü ya uygulama verisini yedeğe kapatan bir ayarla yazılmış oluyor ya da tuttuğu bilgi doğrudan o telefonun kimliğine bağlandığı için yeni cihazda geçersiz sayılıyor. Bu yüzden ilk yapılacak iş, eski telefon hâlâ elinizdeyken hangi uygulamanın sizden ne isteyeceğini not etmek ve yeni telefonda elle kuracağınız sırayı şimdiden kâğıda dökmek.

İki telefonu masanın üstüne yan yana koyduğum akşam işin bittiğini sanmıştım. Yeni cihazı açtım, Google hesabını girdim, verileriniz kopyalanıyor ekranı geldi, uygulamalar indi, fotoğraflar geldi, mesajlar geldi. Duvar kâğıdı bile aynıydı. İnsanın içi rahatlıyor. Sonra bankanın uygulamasını açtım ve ekranda bu cihaz tanımlı değil yazısını gördüm. Aynı akşam üç uygulamada aynı duvara çarptım.

O gece anladığım şey şuydu: yedek, uygulamayı getiriyor; uygulamanın sizi tanımasını getirmiyor. Bu ikisi arasındaki fark, yeni telefon kurulumunun geri kalanını da belirliyor.

Yedek uygulamayı taşır, üyeliği taşımaz

Android'in kendi yedeklemesi (Ayarlar içinde Google başlığı altındaki Yedekleme bölümü) uygulama verisini alır, ama her uygulamanın verisini almaz. Geliştirici isterse uygulamasını yedek kapsamı dışında bırakabiliyor; Android 12 ve sonrasında uygulama başına hangi dosyanın yedekleneceğini anlatan kurallar yazılabiliyor. Bankacılık ve ödeme uygulamalarının çoğu bu kapıyı kapatıyor. Sonuç şu: yeni telefonda simge beliriyor, uygulama açılıyor, hatta aynı sürüm numarası görünüyor — ama içerisi boş bir dükkân.

Bunu uygulama bozuk diye okumak kolay. Bozuk değil. Uygulama ilk günkü hâline dönmüş durumda ve sizden ilk gün yaptığınız şeyleri yeniden istiyor. Siz de o günü hatırlamıyorsunuz, çünkü üzerinden iki yıl geçti.

Cihaza bağlanan kayıtlar: banka, ödeme, operatör

Bankanın uygulaması hesabınızı bir cihaz kimliğine bağlıyor. Aynı uygulamayı yeni telefona kurduğunuzda o kimlik farklı olduğu için uygulama sizi yabancı sayıyor. Ortada kurtarılacak bir şifre yok; yapılması gereken kaydı yeniden yapmak.

Bazı bankalar bunu uygulamanın içinden, kayıtlı telefon numarasına gelen bir kodla bitirmenize izin veriyor. Bazıları sizi ATM'ye ya da müşteri hizmetlerine yönlendiriyor. Hangisinin ne yaptığını denemeden bilemiyorsunuz. Bu yüzden eski telefonu erken bırakmamak, sonradan pişman olmaktan ucuz.

Burada atlanan bir ayrıntı var: onay kodu kayıtlı numaraya gidiyor, cihaza değil. Yani SIM kartın hangi telefonda durduğu, o akşam ne yapabileceğinizi belirliyor. SIM'i yeni telefona taktıysanız kod oraya gelir; eski telefonda bıraktıysanız kod oraya gelir ama yeni telefon kendi başına hiçbir şey yapamaz. İkisini birden yapamazsınız, bunu baştan bilmek gerekiyor.

Eski telefondan not almanız gerekenler şunlar: müşteri numarası, kullanıcı kodu, kayıtlı telefon numarası, kredi kartının son dört hanesi ve uygulamanın güvenlik ya da cihazlarım başlığı altında gösterdiği kayıtlı cihaz bilgisi. O ekran, yeni telefonda başınıza ne geleceğini önceden gösteren tek yer.

Tek kullanımlık kod uygulamaları

Kod üretici uygulamaların içindeki hesaplar, kurulum sırasında o cihazda üretilen bir anahtarla çalışıyor. O anahtar normal yedekle kopyalanmıyor. Yeni telefonda uygulamayı kursanız bile içi boş geliyor; her servise tek tek girip kendi kurulum akışını yürütmeniz gerekiyor.

Asıl sorun burada başlıyor. Hangi servislerin o uygulamada kayıtlı olduğunu yalnızca eski telefonda görebiliyorsunuz. Uygulamayı açıp listeyi okuyup not etmenin başka yolu yok. Sonradan hatırlamaya çalışmak, insanın kendi hafızasına güvenmesi demek; ben o hafızaya güvenmiyorum, çünkü o listede hep bir tane unutulan servis oluyor ve o servis genelde en çok ihtiyaç duyulan oluyor.

Bu uygulamaların çoğunda kurulum sırasında verilen yedek kodlar oluyor. Onların hâlâ elinizde olup olmadığını kontrol etmek de eski telefon elinizdeyken yapılacak işlerden biri; sonradan bakacak bir yer kalmıyor.

Uygulama içi oturumlar ve cihazda kalan yerel veriler

Aylardır açık duran uygulamalar var. Şifreyi en son ne zaman yazdığınızı hatırlamıyorsunuz. Yeni telefonda uygulama sizi giriş ekranına atıyor ve hangi adresle kayıtlı olduğunuzu soruyor.

Cevap eski telefonda duruyor ve okuması on saniye sürüyor. Uygulamayı açın, hesap ya da profil menüsüne girin, orada yazan adresi okuyun. Bunu yapmak için uygulamanın oturumunun hâlâ açık olması gerekiyor — o yüzden eski telefondan çıkış yapmayın, fabrika ayarlarına döndürmeyin, hatta uçak moduna alıp bir köşeye koymayın.

Cihazda kalan diğer şeyler genelde şu başlıklarda toplanıyor: ses kayıtları, çağrı kayıtları, indirilen belgeler, buluta senkronize olmayan notlar, alarm listesi, Bluetooth eşleşmeleri (araç multimedya sistemi, akıllı saat, kulaklık). Wi-Fi şifreleri çoğu zaman yedekle geri geliyor, o yüzden onlar için panik yapmaya gerek yok; gelmediği durumda modem arayüzünden bakmak gerekiyor.

Bir de mesaj geçmişi meselesi var. Aynı numarayla devam ediyorsanız ve bulut yedeklemesi açıksa sohbetler geri gelir. Numara değiştiyse ya da yedek hiç alınmamışsa o geçmiş sonradan kurulamaz. Bu, listenin sonradan halledilebilen tarafında değil.

Eski telefon elinizdeyken yazacaklarınız

Ben bunu tek sayfa kâğıda yazıyorum. Her satır şu kalıpta: uygulama adı — benden istenecek şey. Banka uygulaması — müşteri numarası, kullanıcı kodu. Kod üretici — içindeki servislerin adları. Şu uygulama — kayıtlı e-posta adresi. Kısa, sıkıcı ve işe yarıyor.

Burada çoğu kişinin düştüğü tuzağı söyleyeyim, çünkü ben de düştüm: listeyi eski telefonun kendi notlar uygulamasına yazarsanız, o listeyi silmek üzere olduğunuz cihaza yazmış olursunuz. Notlar başka bir uygulamayla senkronize değilse, yeni telefonda listeniz yok demektir. Ya kâğıda yazın ya kendinize e-posta atın. E-posta en güvenlisi; çünkü yeni telefonda ilk açacağınız şeylerden biri zaten posta uygulaması olacak.

Sonradan halledilebilenler ve halledilemeyenler

Sonradan hallolanlar: banka ve ödeme uygulaması kaydı (şube, ATM ya da müşteri hizmetleri üzerinden her zaman yapılabiliyor, sadece vakit alıyor), kartın temassız özelliğinin yeniden tanımlanması, operatör uygulamasına yeniden giriş.

Halledilemeyenler şu grup: yalnızca eski telefonda görünen her şey. Kod üreticinin içindeki servis listesi, uygulamalarda kayıtlı hesap adları, cihazda kalan ses ve çağrı kayıtları, senkronize olmayan notlar. Bunların ortak özelliği aynı: bilgi orada duruyor ama sizin ona bakabileceğiniz tek pencere, silmek üzere olduğunuz ekran.

Silmeden önce bekleyin

Eski telefonu yeni cihaz çalışıyor diye hemen fabrika ayarlarına döndürmüyorum. Bir hafta bekliyorum. Çünkü eksikler ilk gün değil, üçüncü ya da beşinci gün ortaya çıkıyor: bir kargo takibi, bir belge taraması, bir kod isteği. O an eski telefonun çekmecede duruyor olması, bütün o listeyi yapmanın karşılığı.

Beklerken şunu da normal karşılamak gerekiyor: yeni telefonda oturum açtığınızda eski telefon bazı uygulamalardan kendiliğinden düşebiliyor. Bu bir arıza değil, uygulamanın kendi güvenlik tercihi. Panikleyip eski telefondan yeniden giriş yapmaya çalışmak, elinizdeki son pencereyi de kapatmanıza yol açabilir.

Kapağı Açmayanlar

Yazar hakkında

Kapağı Açmayanlar

Kapağı Açmayanlar, Bayrak Kontrol'ün arkasındaki topluluk. Cihazının kasasını hiç açmamış, sorunlarını yalnızca ekrandaki araçlarla çözmüş kişilerin ortak imzası. Görev yöneticisini, depolama ekranını ve ayarlar menüsünü kurcalayarak hangi müdahalenin neyi değiştirdiğini kendi cihazlarında görmüşler; bir ayarı değiştirmeden önce geri nasıl alınacağını öğrenmeyi alışkanlık edinmişler.

Bizi tanıyın